Kilim o basınca kilim olurdu. Sedir, erkeğim üstüne oturunca sedirleşirdi.

Ev, erkeğim içine girince göz göz ayrılır, kapı o girince kapanırdı.

Bir yastığa baş koyduk.

Yok olmak şöyle dursun, evim, eşyalarım onunla büyüdü, çoğaldı.

Gün geldi, Küçük Hanım’a tutuldu.

Hepsini elimden birer birer aldı, yok etti.

Çektiğimi ben bilirim.

Artık lokma ağzımda büyüyor, su boğazımdan geçmiyor.

El evinde sildiğim tahtalar gıcırdamıyor, inliyor.

Parmaklarım çamaşırdan buruşmuyor, somun gibi şişiyor, morarıyor.

Gerçek gerçekliğini yitirdi. Sabun köpürmüyor, bıçak kesmiyor, yün eğrilmiyor…”

Oktay Rıfat /Birtakım İnsanlar

(Kaynak: http://mutluolmakvarken.com/birtakim-insanlar/ )