Şu anda » düşünüyorum VARım

« Önceki Yazılar

Benim Dünyamda KIRMIZI VAR

Benim Dünyamda KIRMIZI VAR

Kırmızı dünyama yakışır bir çok renk. Ahengi yakalayansa pek düşmez denk. Çok severim, söverim de.  Ama hep beklerim… Rüzgârın yönü ne tarafaysa, ruhum da ona göre yol almakta. Aşkın rengi de şeytanın rengi de “kırmızı” ne de olsa… Kırmızıdır; mutlu eden, şiddete meyleden, arzuları kuvvetlendiren, güçlü yanları sembolize eden, iştah açan, “ben buradayım” dedirten, aşkı [...]

Ruhum yoğun bakımda..

Ruhum yoğun bakımda..

Böyle günlerde bir dağ başında değilseniz hayat çekilmez olabiliyor… Gün boyu saatte oluyor gözüm.. Vakit dolunca varıyorum depresyon karargahıma.. Kapatıyorum kapımı, yalnızlığımla kalıyorum baş başa.. O susuyor ben susuyorum, bu gürültü beni çok yoruyor.. Uykunun ellerine kendimi bıraksam da zihnim beni azad etse diyorum.. Arıyorum tarıyorum bulamıyorum.. Baykuş gibi oturuyorum.. Karanlığa öyle bir tutunuyorum ki, [...]

Özgürlüğün anahtarı, yalnızlık…

Özgürlüğün anahtarı, yalnızlık…

Yalnızlık özgürlüğün anahtarıydı aslında.. Yalnız olduğum kadar özgür, özgür olduğum kadar da yalnızdım.. Birinin sınırını çizme gayretim, diğerinin varlığının altını çiziyordu.. Özgür ruhum kervan, yalnızlığımsa her yağmurda sığındığı handı.. Düşündükçe anlıyorum ki, bu benim alın yazımdı.. Ne kadar kalabalık olsa da yanım, yapayalnızdı kaf dağım… Elimdeki özgürlük meşalesiyle kendi kıtamdan bakıyordum dünyaya.. Şu dört duvarın [...]

Noktasız gidiş..

Noktasız gidiş..

Nokta koymamışsın cümlenin sonuna.. Ve ben de bir anlam yükledim buna.. Gitmek de gideni uğurlamak da hiç kolay olmamıştır şu hayatta.. ” Sevmek! Sevmek esasında alıp başını gitmektir. Sevgiliden uzaklaşan mutlak aşka yaklaşır. Sevdiğini gönlünde kendi bildiğince yeniden yaratarak. . .” der Attila İlhan da. Anlaşılan elin varmadı nokta koymaya.. Varsın noktasız olsun o da.. [...]

Çay..

Çay..

Tek şekerli demli çay… Ne olur öyle sıcak kal.. Üşürsem ısıt içimi, üzersem yak dilimi… Fotoğraf: İlker Uzunalan

Vazgeçmekten vazgeçtim…

Vazgeçmekten vazgeçtim…

Vazgeçtim.. Ne varsa hayata dair, vazgeçtim işte.. Pek de kolay oldu doğrusu. Ölçüp tartmadım, hesapsızca geçiverdim.. Peki neydi beni buna sürükleyen, inadım mı dersin? Sanmam.. Bu aralar kalkanlarımı bulamaz oldum, yerdeler heralde. Belki de biraz yenik düşmek iyi gelirdi.. Galibiyetin tadı kaçmıştı son demlerde, mükâfat belli değil ondan heralde.. Bir yerden başlamalıydım artık işe.. Önce [...]

Yoruldum…

Yoruldum…

Yoruldum… Artık sahiden de çok yoruldum… Bu defa ne bembeyaz bir sayfa açacak ne de “yeni baştan” diyecek mecalim kalmadı… Sayfalarımda silgi izleri var… Toplasam o izleri burdan köye yol olur… Kesiklerim de var.. Öyle derin, öyle kanlı ki.. Ne iyileşiyor ne de kabuk tutuyor… Sadece acıyor… Acı, acı, acı ! Hep yakınımda buralarda.. Hem [...]

« Önceki Yazılar