Susuyorum, sustukça sıra bana gelsin diye..
Sıramı savmak niyetinde değilim..
Bekliyorum, o uzun kuyrukta..
En öne geldiğimde bilet bitecek olsa da,
“bekledim” diyeceğim gururla…

***

Burayı susuyorum, tıpkı diğerlerinde sustuğum gibi..
Susmam, konuşmamdan daha çok başımı ağrıtıyor ne yazık..
Maksat başı ağrıtmak değil, vücuttan ayırmaktı çünkü..

***


Susmayı tercih etmek sükût belirtisi diyorlar,
Oysa ben asilik olduğuna inanıyorum..
Susuyorum hem de tam buraya, evet kusar gibi..
Sözlerim bileysiz bir bıçak misali, işkenceyi uzatacak gibi…

***

Susmak çok yorucu..
Kelimeler birikti dimağımda..
Ama konuşsam ne fayda..
Sessizliğin çığlığı yetsin onlara.

***

Bakıyorum da şurdaki susmalarıma..
Fazla gürültülü susmuşum..
Dil sussa da gönül susmuyor anlaşılan..
Dedik ya savılmaz sıralardayım,
O yüzden iyisi mi
kuyrukta beklemeye devam..

*

Fotoğraf: İlker Uzunalan