Posts tagged Nazım Hikmet
Piraye’ye…
“…O şimdi ne yapıyor, şu anda, şimdi, şimdi? Belki dizinde bir kedi yavrusu var, okşuyor. Belki de yürüyordur, adımını atmak üzredir, Her kara günümde onu bana tıpış tıpış getiren Sevgili, canımın içi ayaklar!…
Ve ne düşünüyor beni mi? Yoksa ne bileyim fasulyanın neden bir türlü pişmediğini More >
Seni düşünmek
“Seni düşünmek güzel şey Seni düşünmek ümitli şey Dünyanın en güzel sesinden En güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey
Seni düşünmek güzel şey Seni düşünmek ümitli şey Fakat artık ümit yetmiyor bana Ben artık şarkı dinlemek değil Şarkı söylemek istiyorum”
Nazım Hikmet / 1945 (Piraye’ye özlem…)
* More >
Ben içeri düştüğümden beri…
“Ben içeri düştüğümden beri güneşin etrafında on kere döndü dünya… Ona sorarsanız : “lafı bile edilmez, mikroskobik bir zaman.” Bana sorarsanız : “on senesi ömrümün.” Bir kurşun kalemim vardı ben içeri düştüğüm sene.
Bir haftada yaza yaza tükeniverdi. Ona sorarsanız: “bütün bir hayat.” Bana More >
Dilimizin dönüm yeri…
“Türkçe bir dönüm yerindedir. Er geç bu dönümü dönecektir. Dilimizin temizliğe, güneşli su gibi ışıklığa doğru akışının önüne geçilemez. Dönüm yerleri köpüklü olur, bulanık olur.. Dönüm yerinde su dalgalıdır… Dilimiz de dönümünü dönerken köpüklenecek, bulanacak, dalgalanacak.. Bu köpüklenmeden, bu More >
