Her tercih bir vazgeçiştir ya hani..Var olduğunuz taraf da, diğer tarafta olmadığınızın resmidir esasında. İnsanlar ya iyi taraftadır ya kötü, dolayısıyla davranışlar da bulunulan tarafı yansıtmaktadır. Benimse bu ayrımda var olduğum bir taraf var elbette..Bu uğurda yeri geldiğinde hedef de olurum hedef de vururum..

Bahsettiğim taraf olma durumu tamamen tarafsızlıktan mütevellit..Bu noktada taraf ayrımına varmak biz tarafsızlara düşüyor.. Tamamen, iyinin peşinde olmak ve doğruluğun yanından ayrılmamak adına bir kılavuz tayin etme durumu..Kendi doğrularımız adına tarafsız yaklaşımı benimsemiş olsak da,  her adımda sağdaki melek yanı başımızda..İyi olan ne ise istikamet o tarafta..Yani bizimki, taraflı bir tarafsızlık aslında.. Olayların, kişilerin pek de önemi yok. Kılavuzunuz doğru ise her konuda zaten iyi taraftasınız demektir. Ha “neye göre iyi neye göre kötü?”ise soru, “insanların canını yakmayan, vicdanı elden bırakmayan tüm etik davranışlar, iyilikten ileri gelmektedir” olur cevabım. Geriye kalan tüm hesaplı adımlar, hesapsız lakırdılar kötülüğün muhtevasıdır..İçinde hoşgörü ve erdem bulunmayan örümcek ağlı bir niyet çukurudur..

Hayat bizim ve haliyle de başladığımız her günü nasıl bitirmek istediğimize özgür irade ile karar verebilmeliyiz.. Sözün özü; sabah ayrıldığınız yatağa geri döndüğünüzde o gün iyi bir şeyler yaptığınıza inanıyorsanız eğer, hepinize onuncu köyde mutluluklar diliyorum…