Türkân Şoray’dan mektup var..
“Duygularım…
Hep gözümün önünde minicik çocuklar var.
Saçları başları darmadağınık.
Minicik elleri çamurların, pis suların içinde.
Hayal dünyalarını legolarla, oyun hamurlarıyla değil, sokaktaki taşlarla, annelerinin diktiği bebeklerle ya da eski bir tekerleğin peşinde koşarak genişletiyorlar.
Kimi annesinin sırtında tarlada, kimi kendi dört yaşında ama yeni doğmuş kardeşini sallıyor…
Bir yandan da eğitimin okul öncesi başlaması gerektiğini anlatan eğitimcilerin sözleri var kulaklarımda.
“Anaokullarının çocuklar için süt kadar gerekli olduğunu” anlatan.
Buna “Evet ama hani nerede bu anaokulları” diye isyan ederek yanıt veren anaların, babaların sesleri var içimi acıtan…
Ve bu olanağı yakalayan minik yavrularımızın mutluluk ve sevgi dolu sesleri var, buruk da olsa gülümsememe neden olan.
Bir de kalbimde deli gibi çarpan çığlık çığlığa bir ses var; “Her çocuğun yaşama en iyi şekilde başlama hakkı var!” diye.
İşte bu görüntüler olmasın artık diye, UNİCEF’in İyi Niyet Elçileri’nden, gönüllü askerlerinden biriyim ben de…”
Türkân Şoray
( Bilgi İçin: http://www.unicefturkiye.com/turkan-soray-unicef-tarafindan-iyi-niyet-elcisi-ilan-edildi.html )
