Her taraftar takımını temsil eden ögedir..

Siz içinizdeki siniri boşaltırken, takımınızın itibarının da içini boşalttınız sevgili kanaryalar..

İtibar yıllar içersinde oluşmasına rağmen çabuk zedelenen bir olgu.

Kişi itibarı, kurum itibarı, marka itibarı..

Futbol; gelir ayrımı gözetmeksiniz toplumun geniş  kesimini etkisi altına alan, büyük rakamların döndüğü bir spor dalı..

Fanatiklik de bunun hemen yamacında gür bir ormanda hızla yeşeriyor elbette…

Tribünlerde görmek istemediğimiz davranış modeli ise “holiganlık”..

Yola çıkış noktasını sanıldığının aksine, tutulan takıma olan sevgi ve ondan kaynaklı hayal kırıklığına mal etmemek lazım.

Bu tamamen eğitim düzeyi, deşarj olma fırsatı ve kişinin psikolojisindeki derin uçurumların göstergesi..

Sebep ise takım, oyuncular, rakip, yönetim her şey olabilir..

Ama özünde bir sebep de gerekmez.. Minicik bir kıvılcım yeter, ortalığı mahşer yerine çevirmeye…

Bizim güncel hikayemizdeki sebep ise “yanlış anons”(!)

Yapılan anonsla bir an olsun derin nefes alan seyirci, yanlış olduğu haberiyle o nefesi öyle bir bıraktı ki..

Sarı lacivert renkler ateş kırmızısına dönüştü. Tıpkı  taraftarların gözlerindeki gibi..

Futbol bu, elbette top yuvarlak ve kupa parlak..Gururunu yaşamayı ise kolaysa gel de kelimelerle anlat…

Kupayı kaybetmekten öte sonrasında yaşanan arbede neticesinde, asıl kaybedilen koskoca bir spor kulubünün itibarıydı..

Her maçta kavga çıkar, beklenmedik yenilgiler olur, büyük skorlar oluşur..Sakatlıklar, itiraz edilen hakem kararları vs.

Ama gelinen nokta bir takımın şampiyonluğu ise alkışlamak, bu yapılamayacak kadar moral bozuksa eğer sukuneti korumak gerek…

Tribünleri yakmak, kavga çıkarmak, stadın bulunduğu muhiti Texas’a çevirmek ne derece sporla ilişikli düşünmek gerek…

Yanlış anons tam bir iletişim kazasıydı elbette..Bunu görüyor olmak lazım..

Anons yanlış, taraftar tepkisi yanlış, maç sonrası yaşananlar yanlış..Yanlış üstüne yanlış…

Hatalı iki kelime, binlerce insanı tetiklemeye yetti ki zaten onlar namlunun ucunda ateş almaya hazırlardı…

Peki bir soru: “Anons yapan kişiyi günah keçisi ilan etmekle herkes aklanacak mı?”

Hatasının cezası verilir de anonsu sebep gösterip nice gazete manşetine, spor programına, haberlere anons edilmenin cezası nasıl verilecek?

Bir kısım taraftarın yaptığının tüm taraftarlarına mal edilmesi..Spor kulübünün yanlış anons yapılabilme açığını yaratması..Hem de tarihinde ikinci defa…

Bu yaşanan olay iletişimin her alanda ne kadar önemli bir kavram olduğunu bizlere bir defa daha gösterdi..

Zamanla her şey güncelliğini yitirir ama tarih asla unutmaz..

Bursaspor’u tebrik ediyor,  Fenerbahçe ve itibarına ise “geçmiş olsun” diyorum…