Yeni Medya” neferleri olarak bu yıl da epey yorulduk…

Şöyle ki:

»        Geleneksel medya ile kıyasladığımızda ortaya çıkan sonuçlardan

»        Paylaşım odaklı web 2.0 döneminde verilerin ne kadar hızlı yayıldığından

»        Kişilerin özel bilgilerini genelleştirmeye ne kadar alıştığından

»        Aklımızdakileri 140 karaktere sığdırmayı başardığımızdan

»        Online iletişimin sosyallik mi asosyallik mi sağladığından

»        Bloglarımıza yazdığımız yazılardan ve yeni tasarımlarından

»        Gittiğimiz yerlerden, yediğimiz yemeklerden, yaptığımız alışverişlerden

»        “Sosyal Medya” kelimesinin nasıl aşındığından

»        #fail ‘lerden, sıcak gündemden, siyasilerin hesaplarından, markaların kampanyalarından

»        Markalarla iletişime geçmenin ne kadar kolaylaştığından

»        Markaların çift yönlü iletişim kurmasının öneminden

»        Marka yöneticilerinin bilinçlenmesinin gereğinden

»        Sosyal ağlardaki marka hesaplarının doğru iletişim diliyle yönetilmesinin şart olduğundan

»        Yanlış stratejilerin itibar üzerinde ne gibi sonuçlar doğurabileceğinden

»        Sosyal ağlarda yer alanların uzaylı olduğunu sanan tv programlarından

bahsettik…

2011 yılından beklentilerim yüksek. Değişime karşı direncin bir nebze daha kırılacağını ve bu mecraya adapte olan insan ve marka sayısının artacağını umuyorum. Yeni yıl’ın en güzel yanı; yepyeni umutları da beraberinde getirmesi ve eski yılda yaşananlarla vedalaşmak için fırsat tanıması.  Daha çok yazacağımız, öğreneceğimiz, paylaşacağımız yeni umut yılımız kutlu olsun…

***

Not: Bu yazı BLOG dergisi Ocak sayısında yer almıştır. => http://www.blogdergisi.com/blog-dergisi-sayi-17-ocak-2011